Fotoğraf Galerisi
Alıntı Yazılar
Ahmet Hakan
Ahmet Hakan Davutoğlu'ndaki o kapasiteyi yazdı

Hüsnü Mahalli
Kim doğurdu IŞİD'i? (1)

Fehim TAŞTEKİN
Kürt dayanışması, Ezidi sürgünü, Türkmen yalnızlığı

Ceyda KARAN
Ağlaya ağlaya rezilliğe devam...

Alptekin Dursunoğlu
Irak’ın bölünmesi: ABD projesine Türk müteahhitliği

Soner Yalçın
Erdoğan’ın hastalığı

Banu Avar
Survivor

Kenan Çamurcu
Cenevre 2 Değerlendirmesi

    Allah'ın Son Elçisi

Yazarı : Zeynep Sağlam | Yorum Sayısı : 0

Hz. Peygamber (s.a.a) gönderilmeden önce Arap yarımadasında, toplum da zulüm ve kötülük kök salmaya başlamıştı. İnsanlığın yaşadığı bu zor ortamda ebedi mutluluk ve onurlu bir hayat müjdeleyen, ilahi ve büyük bir nur parıldayarak insanları ve ülkeleri aydınlattı. Bu nurun parıldayışı Allah’ın son elçisi, Hz. Muhammed’in (s.a.a) doğumu ile gerçekleşti. Doğumu o kadar güzel bir nişane olmuştu ki; Hz. Muhammed (s.a.a) gün geçtikçe büyüyordu. Küçük olduğu halde herkes tarafından tanınıyor ve seviliyordu. Hz. Muhammed (s.a.a) akıllı, bilgili ve dürüst bir insandı. Emanetleri iyi koruduğu için ona Muhammed-ul Emin, yani güvenilir Muhammed lakabını almıştı. Günler ard arda geçiyor ve Hz. Muhammed (s.a.a) yüce Allah’ın yardımıyla yaşamın zorluklarını bir bir atlatıyordu. Artık Hz. Muhammed (s.a.a); ağırbaşlı, saygılı bir genç olmuştu. Tüm işkencelere göğüs germişti. Hz. Muhammed (s.a.a) kırk yaşındayken Allah tarafından vahiy meleği aracılığı ile Peygamberliğe seçildi. Allah-u Teâlâ, Hz. Muhammed (s.a.a) ‘e, insanlara hakkı anlatmasını emretti. Hz. Resulullah (s.a.a) davetine başladı. Amcasının oğlu Ali (s.a) ve eşi Hz. Hatice ona ilk iman edenlerdi. Mekke’nin Müşrik ve putperestleri, halkın İslam’ı kabul etmeleriyle güçlerini kaybedeceklerini anladılar. Bu neden ile yeni Müslüman olmuş insanlara eziyet ve işkence yapmaya başladılar. Ama gün geçtikçe halkın, Hz Muhammed’e (s.a.a) sevgisi artıyordu. Bir gün Allah Resulü’nün (s.a.a) düşmanları, Hz. Muhammed’i (s.a.a) gece yatarken öldürmeye karar verdiler. Ama Hz. Muhammed (s.a.a) vahiy meleğinin vasıtası ile Müşriklerin planlarından haberdar olmuştu. Hz. Muhammed (s.a.a) yaklaşık 14 yıl boyunca Mekke ve Medine’de halkı İslam’a davet etti. Artık son günleri yaklaşmıştı, Rabbine kavuşacaktı. Son konuşmasını yaptı. Hz. Peygamber (s.a.a) son haccından Medine’ye dönüşünde, binlerce Müslüman Peygamber’in (s.a.a) yapacağı konuşmayı dinlemek için; Arabistan çölünün yakıcı güneşi altında can kulağıyla Hz. Muhammed’in (s.a.a) konuşmasını dinliyorlardı. Hz. Muhammed (s.a.a) hamd ve senadan sonra, şöyle buyurdu:

‘’Benden sonra aranızda iki değerli emanet bırakıyorum. Biri Allah’ın kitabı ‘’Kur’an-ı Kerim’’, diğeri ise ‘’Ehl-i Beytim’dir. Bunu bilin ki Kur’an ve Ehl-i Beytim cennette Kevser havuzunun başında bana ulaşana kadar, asla birbirinden ayrılmazlar.’’

Bu konuşmalardan sonra Hz. Muhammed, İmam Ali ‘nin (s.a) elini kaldırarak şöyle buyurdu:

‘’Ben kimin mevlası isem Ali’de (s.a) onun mevlasıdır.’’ Resulullah (s.a.a) bu nasihatten sonra dua edip şöyle buyurdu: ‘’ Ey Allah’ım! Kim Ali’yi (s.a) severse sende onu sev, kim Ali’ye (s.a) düşman olursa, sende ona düşman ol. Dostlarına yardımcı ol, düşmanlarını hor ve hakir eyle!’’

 

Hz. Muhammed (s.a.a), son haccın dönüşünde hastalanıp yatağa düştü. Resulullah’ın hastalığı gün geçtikçe ağırlaşıyordu, iyice şiddetlenmişti.

Resulullah (s.a.a) son anlarında: ‘’ Bana kardeşimi çağırın.’’ diye buyurdu. Hz. Ali (s.a) gelince, Hz. Peygamber (s.a.a) kendisine ‘’Yaklaş bana.’’ Dedi. Hz. Ali (s.a) yaklaşınca, Hz. Muhammed (s.a.a) ona yaslandı. Bir müddet ona yaslı kalarak, Hz. Ali’ye (s.a) bir şeyler söyledi. Sonra, son nefesini vermeye başladı ve Hz. Ali’nin (s.a) kollarında vefat etti. Hz. Muhammed (s.a.a) hicretin 11. yılı Safer ayının 28’inde 632 yılında vefat etti. Hz. Peygamber’i (s.a.a) giydiği gömlek üzerinden, Hz. Ali (s.a) yıkadı. Hz Peygamber’in (s.a.a) vefat ettiği odanın içinde mezar kazıldı ve oraya defnedildi. Kabri Medine de’dir.

Ey Allah’ın Resulü! Hz. Muhammed (s.a.a) Doğduğun gün, vefat ettiğin gün ve yeniden diriltileceğin gün Allah’ın selamı sana ve pak Ehl-i Beyt’ine olsun!

Vesselam…



YORUM YAZ
  Yorum
  Güvenlik Kodu

  Menü Panelinden Üye Girişi Yaptıktan Sonra Yorum Ekleyebilirsiniz!!!

ETİKETLER
Son