Fotoğraf Galerisi
Alıntı Yazılar
Hüsnü Mahalli
Utanan var mı?

Ahmet Hakan
Erdoğan meydanlarda paramparça eder!

Fehim TAŞTEKİN
Adım sarine çıkmış, eyvah!

Banu Avar
Survivor

Ceyda KARAN
Soğuk Savaş rüzgârı Doğu Avrupa’yı sarıyor

Soner Yalçın
Pazar bulmacası: Fethullah Gülen

Alptekin Dursunoğlu
Suudi terörist örgütler listesinin mesajları

Kenan Çamurcu
Cenevre 2 Değerlendirmesi

    Alevi-Caferi İnancında Ramazan Orucu

Yazarı : Sefer AKKUŞ | Yorum Sayısı : 0

“Ey iman edenler! Sizden öncekilere yazıldığı(farz olduğu) gibi, oruç size de yazıldı (farz oldu) umulur ki sakınırsınız. Sayılı günler, artık sizden kim hasta yada yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar.. Oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır..(Bakara süresi-183-187)

Yüce Allah ey iman edenler diye belli bir kesime değil inanan herkese oruç farz etmiştir. Ramazan ayında biz inananlar olarak Şii-Alevi, Sünni bize bir ay orucu farz ettiği gibi bizden önce ki ümmetlere de oruç farz ettiğini açıklamaktadır hatta onlara 40 gün farz etmiştir. Hazreti Musa Tur dağında kırk gün ibadet ve oruç ile gününü geçirmiştir Kuran da şöyle buyrulmaktadır; “Musa ile otuz gece bana bana taat ve ibadette bulunması için ahitleştik sözleştik ve buna on gece daha kattık ekledik böylece Rabbinin tayin ettiği kırk geceye tamamlandı..”(Araf–142)

Doğrusu ile kalmış olan ve oruçtan bahseden ayetler Barnabas İncil’in de bulunmaktadır.

Şöyle yazmaktadır; Kırk günlük oruçtan sonraİsa Oniki Havariyi seçiyor. İsa dağdan inip, yalnız başına geceleyin Erden’in karşı yakasına geçti ve kırk gün, kırk gece hiçbir şey yemeden sürekli Rabb’e Allahın kendilerine göndermiş olduğu halkının kurtuluşu için niyazda bulunarak oruç tuttu. (Barnabas İncili-sayfa 50)

PeygamberimizHz. Muhammed Mustafa (saa) Ramazan ay’ıfazileti ile ilgili şöyle buyurduğu Ehlibeyt kaynaklarında kayıt altına alınmıştır.

Ey insanlar! Bereket, rahmet ve mağfiret ay’ı, Allahın ay’ı yaklaştı. Allah katında en üstün aydır. Günleri en üstün günler, geceleri en faziletli geceler ve saatleri en değerli saatlerdir. Allah’ın mağfiret sofrasında davet edildiğiniz aydır. Bu ay da Allahın kendilerine keramet verdiği kimseler zümresinde bulunuyorsunuz. Bu ay da teneffüsleriniz tespih zikri, uykunuz ibadet, amelleriniz makbul ve dualarınız kabuldür.

Öyleyse sadık bir niyet ve temiz bir kalp ile bu ay’ın orucunu tutabilmeyi ve Allahın kitabını okuyabilmeyi Allahtan dileyin. Bedbaht olan kimse bu ay da Allahın bu büyük ayında ilahi mağfiretten mahrum kalan kimsedir.

Hz. Muhammed Mustafa peygamberimiz (saa) şöyle buyurmuştur; Ey insanlar! Yüce Allah bu seçkin aya ulaştırdı sizi ve şimdi bu ay gelip çatmak üzeredir bu ay tüm ayların baş tacı olup hepsinden efdaldir. Bu ay da bin aydan daha hayırlı ve üstün olan bir gece vardır cehennem kapıları bu ay kapanır ve cennet kapılarıaçılıverir bu ay da.

Hz. İmam Ali Murtaza (as) “Nehcülbelağa” adlı kitabında, öğüt namelerinde buyurmuştur; Bedenin orucu; İrade ve ihtiyarla azaptan korkup sevaba girmeyi, ecre mükafata nail olmayı dileyerek yemekten içmekten kesilmektir.

Nefsin orucu: Beş duyuyu öbür suçlardan çekmek, kalbi bütün şer kötülük sebeplerinden ayırmaktır. Kalbin orucu dil orucundan, dil orucu, karnın orucundan hayırlıdır.

Yine Hz. İmam Cafer Sadık (as) şöyle buyurmuştur; Oruçlu kimse oruç tutacağı zaman gerek ki kulağı, gözü, kılı, derisi cümle beden azaları haramlardan ve belki mekruhlardan dahi oruçlu olmalı. Ve orucun yiyip içtiğin iftar ettiğin gün gibi olmasın.

Yine Hz. İmam Cafer Sadık (as) buyurmuştur ki; Oruç sadece yememek içmemekten ibaret değildir. Oruçlu olan kimse gerektir ki dilini yalan söylemekten korumalı,gözlerini harama bakmaktan kapatınız, birbirinizle kavga tartışma yapmayınız, haset etmeyiniz, gıybet etmeyiniz, mücadele etmeyin, yalan yere yemin etmeyiniz, belki doğru yemin ediniz, kötü söz ve hakaret etmeyiniz, küfür kötü söz söylemeyiniz, sitem etmeyin, akılsız iş yapmayınız, gönlünüz daralır sıkılır gafil olmayın, Allahın zikri ve yad edilmesinden ve namazdan, söylenmeyecek şeyleri söylemeyiniz, susunuz, sabır edin ve doğrucu olun, doğru sözlü olun, şer ehli kötü kimselerden uzak durunuz, kötü söz söylemekten, yalandan, iftiradan, halkla düşmanlıktan kaçınınız, kötü zanda bulunmaktan, gıybet etmekten söz taşıyıp laf götürüp getirmekten kaçınınız. Kendinizi ahret üzere müşerref bilin Hz. Muhammed ve Ehlibeytinin kaiminin (12. imam Muhammed Mehdi’nin) ortaya çıkmasını zuhur etmesini, kurtarıcıyı bekleyin, ahret sevaplarının arzusunda olunuz, ahret yolculuğu için salih amel ve ahiret azığı edinin.

Hz. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (saa) şöyle buyurmuştur; “Eğer kul Ramazan ayında ne olduğunu bilseydi, yılın hepsinin Ramazan olmasını isterdi mutlaka”

Şahı velayet, 1. İmamımız Hz. İmam Ali (as) şöyle buyurmuştur; “Oruç insanın yiyecek ve içeceklerden kaçındığı gibi haramlardan da kaçınmasıdır”

Hz. Fatıma (sa) annemizşöyle buyurmuştur; “Oruç tutan kimse dilini, kulağını, gözünü ve diğer uzuvlarını koruyamıyorsa bu orucu ne yapacaktır”

5. İmamımız Hz. İmam Muhammed Bakır (as) şöyle buyurmuştur; “İslam beş temel üzerine kurulmuştur; Namaz, Zekat, Hac, Oruç ve Velayet. (12 imamların velayet ve imamlığına inanmak)

6. imamımız Hz. İmam Cafer Sadık (as) buyurmuştur; “Oruç tuttuğunda kulağın, gözün, saçın ve cildin de oruç tutmalıdır (haramlardan kaçınmalıdır)”

Yine buyurmuştur; “Nasıl ki Allah’ın Peygamberine salavat göndermekle namaz tamamlanıyorsa, oruç ta fitre zekatıvermekle tamamlanır.” Hz. Peygamberimizin ve Ehlibeytinin açıklamalarına göre Ramazan ay’ı orucunun bitiminde verilen fitre zekat’ı 3 kğ buğday, kişmiş ve hurma veya karşılığı tutarı para yakınlara, fakirlere verilmelidir. Ayrıca orucunu muhtelif sebeplerden dolayı tutamayanlar hergün bir fakiri doyurmalı ya da parasını fakire vermeli. Kuran’ın ve Peygamberimizin Ehlibeytinin 12 imamlarımızın açılmaz. ”Sonra karanlık oluncaya kadar orucu tamamlayın” (Bakara-187) diye Kuran buyurmaktadır.

7. imamımız Hz. İmam Musa Kazım (as) şöyle buyurmuştur; “İftar vakti oruçlunun duası kabul olunur”

8. imamımız Hz. İmam Ali Rıza (as) (Horasan şahı güneşi) şöyle buyurmuştur; “Ramazan ayında Allah’ın kitabı Kuran’dan bir ayet okuyan, diğer aylarda Kuran’ı hatmeden kimse gibidir.”

Hz. İmam Cafer Sadık’a (as) Yüce Allah’ın kullarına farz ettiği amellerin başında hangileri gelmektedir diye sorulunca o Hazret şöyle buyurmuştur; “Allah’tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed’in (saa) onun Resulü olduğuna şahitlik etmek, Beş vakit namazıkılmak, Zekatı vermek, Kabe’yi Haccetmek, Ramazan ay’ı orucunu tutmak ve biz Ehlibeytin velayetini kabul etmek. Kim bunları hakkı ile yerine getirir ve kötülüklerden uzak durursa cennete girer…

Hacı Bektaş Veli “Makalat”kitabında demiştir ki; Abitlerin (ibadet edenlerin) taatleri Namazdır, Oruçtur, Zekattır ve Hacdır. (Kuran’ın bir ay Ramazan ay’ı orucuna işaret etmiştir)

Ramazan ay’ı orucu belli bir kesime farz edilmemiştir. Kuran da ifade edildiği üzere İslam dininde İnanan herkese Sünni, Alevi farz edilmiştir. Kuran’a ve Ehlibeyt’e bağlı olup, 12 imam yoluna sarılan ve Caferi mezhebine göre amel ve ibadet eden Alevi-Caferilerin inancı bu doğrultudadır ve Kuran’ı Kerim, Hz. Peygamberimiz ve onun Ehlibeyti olan 12 imamlarımız bunu açık şekilde açıklamaktadır. Yüce Allah Ramazan ayının maneviyatından istifade ile kendilerini yenileyen, ahlakını düzelten, orucundan fayda gören Hakkın rızasını kazanan herkesin orucunu kabul makbul eylesin.



YORUM YAZ
  Yorum
  Güvenlik Kodu

  Menü Panelinden Üye Girişi Yaptıktan Sonra Yorum Ekleyebilirsiniz!!!